PARA NEDİR?

Arzu edilen veya ihtiyaç duyulan tüm mal ve hizmetlere ancak parayla kavuşulabileceği için, para ekonomideki her oyuncu için önemlidir. Bu yazıyla, kullanırken ne olduğunu, nereden geldiğini ve ne işe yaradığını pek de düşünmediğimiz “para” kavramına açıklık getirmeyi hedefliyorum.

Para hükûmetler veya merkez bankaları tarafından yaratılır. Yoktan var edilebileceği gibi, yok da edilebilir. 6 sıfırın atıldığı Yeni Türk Lirasının (YTL) piyasaya sürülmesinde olduğu gibi, hükûmetler kullanılan eski para birimlerini yeni bir para birimiyle değiştirmeye karar verebilirler.

Tüketiciler, eski parayı yenisine bir kısıtlama olmadan çevirebildikleri sürece, yeni para birimine geçişten bir zarar görmezler. Diğer yandan, Kuzey Kore, eski won’dan yeni won’a geçişinde, yenisiyle değiştirilebilecek eski para miktarına getirdiği sınırlamayla, satın alma gücü olan eski wonlar’ın önemli bir kısmının değerini bir anda sıfırlayarak tüketicilere zarar vermiştir. Kuzey Kore hükümetinin eskiden kazanılmış wonları artık geçersiz hale getirme kararının hedefinde yasa dışı kazanılmış eski won yığınları üzerinde oturan kara borsacılar vardı. Ama sonuçları iyi düşünülmemiş bu karar, karaborsacıların elindeki yasa dışı kazanılmış eski wonları geçersiz hale getirirken, halkın da yasal birikimlerine el koymuştur.

Aynı yıllarda, 2008 finansal kriziyle mücadele kapsamında, ABD merkez bankası FED bilgisayarlarında yoktan var ettiği elektronik parayla, özel bankaların elindeki devlet tahvillerini satın alarak, finansal sisteme $3 Trilyon yeni likidite enjekte etmekteydi. Görüldüğü gibi Kuzey Kore satın alma gücü olan bir parayı yok ederek kullanılamaz hale getirirken, FED trilyonlarca doları yoktan var edebilmekteydi.

Halkın elindeki paraya el konulması sadece Kuzey Kore gibi otoriter rejimlerde görülmez. Aynı yıllarda Amerikalı mahkumların, hapishanede ki alışverişlerinde kullandıkları para uskumru torbaları idi. 2004’e kadar hapishanelerde yapılan alışverişlerde para olarak sigara kullanılmaktaydı. 2004’de hapishanelerde sigara içmenin yasaklanmasından sonra, sigara cinsinden birikimleri olan mahkumların akıbeti, birikimleri devlet tarafından sıfırlanmış Kuzey Koreli kara borsacılarınkinden çok da farklı değildi.

Para enteresan bir kavramdır. Herşeyden önce servetle eş anlamlı değildir. Bir ev, içinde yaşanılabileceği veya para karşılığı, satılabileceği veya kiralanabileceği için, servettir. Bir torba pirinç, para karşılığı satılabileceği, yenebileceği, ekilebileceği veya ilerde kullanmak üzere depolanabileceği için, servettir. Pirincin kişi için değeri, toplumun diğer bireyleri için de değerli algılanmasından kaynaklanır. Nitekim tarihte para olarak kullanılmış tuz, altın, yunus dişi veya hayvan kürkü gibi para olarak kabul edilmiş tüm malların ortak özelliği, toplumun tüm bireyleri tarafından değerli kabul edilmiş olmalarıdır.

Kâğıt para bir emtia karşılığı olabileceği gibi karşılıksız da olabilir. Bodrum katınızda 50 kiloluk tuz çuvalları olduğunu ve ibraz edildiğinde bir torba tuz vereceğinizi garanti eden sertifikalar hazırladığınızı ve golf hocanıza yapmanız gereken ödemeyi bu sertifikalardan biriyle yaptığınızı varsayalım. Bu sertifikalar golf hocanıza hizmeti karşılığı verilip piyasaya sürüldüğünde, tuz karşılıklı bir kâğıt para yaratılmış olur. Golf hocanız aynı sertifika ile, köpeğini tedavi eden veterinerden aldığı hizmetin bedelini ödediğindeyse, piyasada dolaşım halinde, sizin güvenilirliğinize bağlı olarak kabul gören, emtia karşılıklı bir kâğıt para doğmuş olur.

Tuz sertifikalarını değiş tokuş aracı para olarak kullananlar, sertifikalarının karşılığı olan tuzu istedikleri an alabileceklerine kani oldukları sürece, sertifikalarını ibraz edip tuzlarını almak için aceleci olmazlar. Ama tuz sertifikalarını ellerinde tutanların, sertifikaları karşılığında tuz taahhütünüzü yerine getirebileceğinizle ilgili en ufak, gerekçeli veya gerekçesiz, bir şüpheleri oluştuğunda, kapınızda ellerinde sertifikalarla tuz çuvallarını talep eden uzun bir kuyruk oluşturacaktır. Sertifika sahiplerinin kapıya yığılma senaryosu (a bank run) sadece tuz, tütün veya hayvan kürkü gibi kolayca bozulmayan mallara dayalı paranın değil, tüm finansal sistemin dengesini bozabilir.

Hükumet tarafından yasal ödeme aracı (legal tender) olarak, tüm borçların ödenmesinde kabulünün zorunlu olduğu ilan edilen, karşılıklı veya karşılıksız kâğıt para kullanımı, parayı piyasaya süren otoriteye duyulan güvenden kaynaklanır.

Parayla ilgili bir başka tuhaflık, hükûmetin belli bir para birimini yasal ödeme aracı olarak ilan etmiş olmasına rağmen toplum tarafından kabul görmeyebileceği veya tam aksine yasal ödeme aracı olarak ilan edilmemiş olsa da bir paranın toplumca kabul görebileceğidir. Örneğin, Hindistan hükümeti tedavüldeki para birimi rupi banknotların, en az 2 rakamı okunabildiği müddetçe, geçerli yasal ödeme aracı olarak kabulünün zorunlu olduğunu ilan etmiş olsa da yıpranmış veya yırtılmış rupi banknotlar halk tarafından geçerli bir para olarak kabul görmez. Buna mukabil, iktidardaki Somali hükûmeti tarafından yasal ödeme aracı olarak ilan edilmemiş olsa da, Somali Şilini, halk tarafından geçerli bir para birimi olarak kabul edilir.

Para ne işe yarar? Paranın 3 işlevi vardır: Paranın işlevlerinden ilki, insanlar herhangi bir şeyin değerini mal cinsinden değil para cinsinden ölçebildikleri için, paranın bir hesap birimi (unit of account) olmasıdır. Örneğin, insanlar aylık maaşlarını 3 sığır ve 60 kilo pirinç olarak düşünmek yerine bu malların parasal değerini düşünmeyi tercih ederler.

Paranın ikinci işleviyse bir değer muhafaza aracı (store of value) olmasıdır. Paranın bu işlevi insanların herhangi bir mal veya hizmet için bugün kabul ettiği bir ödemenin satın alma gücünü ileri bir tarihte kullanılabilmesine olanak vermesidir.

Paranın son ve belki de en önemli işlevi, altın ve gümüş gibi alışveriş kolaylığı sağlayan bir değiş-tokuş aracı (medium of exchange) olmasıdır. Paranın değerli olması için kendisinin bir değeri olması gerekmez. Sadece değiş tokuşu mümkün kılması yeterlidir. Para bu işleviyle, belli mal veya hizmette uzmanlaşanların, başka mal veya hizmetlerde uzmanlaşmış olanlarla ticaret yapmalarına olanak verir. Paranın uzmanlaşma ve ticareti kolaylaştırması toplum prodüktivitesini ve dolayısıyla refahını arttırır.

Paranın işlevlerini yerine getirebilmesi için bazı özelliklere sahip olması gereklidir. Ticarette kullanılabilmesi rahatça taşınabilir olmalıdır. Belli bir emtea karşılığında ihraç edilen kâğıt sertifikalarda olduğu gibi… Para olarak kullanılan şeyin ayrıca çürümez, paslanmaz, erimez veya fareler tarafından yenilemez olması, diğer bir deyişle, dayanaklı olması gerekir. Farklı boyutlarda ki alışverişlerde kullanılabilmesi için de bölünebilir olması gereklidir.

En önemlisi paranın öngörülebilir bir şekilde kıt veya doğada bol bulunmayan bir madde olması gerekir. Modern kâğıt paranın sınırsız arzının mümkün oluşu bu konuda bir paradoks oluşturur. Modern kâğıt para devletin değerli bir malı karşılık göstermediği, sadece devlet kararıyla oluşan “karşılıksız” (fiat) bir paradır. Modern kâğıt paranın değeri, devlet otoriteleri tarafından tüm borç ödemelerinde kabulü zorunlu olan yasal ödeme aracı (legal tender) olarak ilan edilmiş olmasından kaynaklanır.

Günümüzde ulusların büyük çoğunluğu, kendi değeri ve sınırlı arzı olan, altın sikke gibi paralardan, sınırsız yaratılabilen ve kendi değeri olmayan kâğıt paralara geçmiştir. Devlet otoritesinin iradesinden kaynaklanan bu modern paraların, Zimbabwe dolarında olduğu gibi, hiper-enflasyon yaratma tehlikesi olduğu açıktır. Hiper-enflasyon yaratma tehlikesine rağmen, iktisatçıların tümü, belirli bir emtia karşılığı olan ve dolayısıyla miktarı o emtia ile sınırlı bir paraya kıyasla, kendi zati değeri olmayan ve miktarı istendiği şekilde manipüle edilebilen bir paranın refah ve istikrar yaratma olasılığının daha yüksek olduğunda hem fikirdirler. Modern kâğıt para hem finansal paniklerin önüne geçmekte hem de istikrarlı ekonomik büyümeyi teşvikte, karşılığı olan bir paraya kıyasla (örneğin altın karşılıklı bir paraya kıyasla), daha etkindir.

Düşünce ve Eleştirileriniz?

techstat